bos

Kyaenai

Demre-Kaş arasındaki diğer bir ören yeri de Demre'ye 25 km uzaklıktaki Yavı Köyü'nün üzerinde bulunan sarp kayalıklardaki Kyaenai' dir araba ile tiyatronun yanına kadar çıkılabilir, köyden de harabe yerine tırmanmak mümkündür. Kyaenai ismi koyu mavi anlamına gelmekte, ayrıca "Çınlayan Kayalar" adıyla da anılmaktadır. Bunun nedeni rüzgârın buradaki kayalara çarparak çınlaması olsa gerektir. Şehrin ne zaman kurulduğunu bilemiyoruz ancak ele geçen kitabeler şehrin tarihini M.Ö. IV. y.y.a kadar çıkarmamıza neden oluyor. O tarihten itibaren de Kyaenaili zengin Lason 16 Lykia şehrine yardım ettiği gibi kendi şehrine de yardım etmiş, imarına çalışmıştır. Bu nedenle de ona Lykia'nın en büyük hakimi anlamına gelen "Lykiarkn" unvanı verilmiştir. Roma Devrin de büyük gelişme gösterten şehir Bizans döneminde de piskoposluk merkezi olarak varlığını sürdürmüş, X. y.y.da terk edilmiştir. Kyaenai 240 m kadar yükseklikteki sarp kayalıkların üzerine kurulmuştur. Şehrin etrafını 450 m uzunlukta bir sure çevirir. Surun Bizans döneminde de kullanıldığı sonradan kullanılan taşlardan anlaşılmaktadır. Surun batı ve kuzey kısımlarında bugün üç kapı görülmektedir. Batı duvarının güney ucunda da dördüncü bir kapı olmalıdır. Tepenin güney eteğinde ise tabii meyil oturtulmuş ve günümüze kadar sağlam gelebilmiş bir tiyatro bulunmaktadır. 25 oturma sırasının mevcut olduğu tiyatronun yan ve üst kısımları yıkılmış yalnız orta kısmı sağlamca kalabilmiştir. Alt diozomanın en üst sırası aralıklı koltuk şeklinde yapılmıştır. M.S. II. y.y.da yapılmış olması muhtemel olan bu tiyatrodan Trysa, Apollonia, adalar ve koylar bütün güzelliği ile gözler önüne sergilemektedir.  Tiyatro ile akropol arasında nekropol sahası yer alır. Ağaçlar arasında roma Devri'ne ait irili ufaklı birçok lahit bulunmaktadır. Kyaenai, Lykia bölgesi'nde en çok lahit görülen şehir niteliğinde olduğundan buraya lahitler kenti de denir. Batı taraftakiler sade, doğu yamaçtakiler daha değişik ve bazıları kabartmalıdır. Bu kabartmalı lahitler M.Ö.ç350'ye tarihlenir. Diğer lahitlerin hepsi roma dönemine aittir. Şehrin aşağı kısmında erken döneme ait çok etkileyici bir mezar topluluğu antik yolun iki yanında yer alır. Burada kayalar merdiven şeklinde oyulmuştur. Bunun güneyinde dik kayalığın lahit şeklinde biçimlendirildiği görülür. Lahit, aslar başları ve kabartmalarla süslüdür. Bu lahdin alt kısmında kayadan kesilmiş mezarlar, bu grubun arkasında da dört cepheli stel görülür. Eski geçidin diğer yanında ise kayaya oyulmuş bazılarında Lykia dilinde yazıtlar bulunan mezarlar bulunmaktadır. Burada yer alan yüksek mezar da, yolun karşı tarafındaki lahite benzer biçimdedir. İç Bir tarafı bezeli olup arkasındaki kayadan oyulmuştur. Akropolün yola bakan sarp kayalık kısmı düzeltilerek ortada İon sütunlu inantis formundaki tapınak cepheli kaya mezarı yapılmıştır. Üçgen alınlık ve arşitravın gayet itina ile işlendiği görülür. M.Ö. III. y.y.a ait bu mezarın doğusunda birçok kaya mezarı ve kabartmalı Lykia yazılı lahitler bulunmaktadır. Kyaenai' den giden, mızraklı askerlerin bulunduğu kitabeli kabartma bugün Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir. Kyaenai' deki kalıntıların birçoğunun ne oldukları bilinmemekle beraber kütüphane, hamam, su sarnıçları belli olmaktadır.

 

Seyahat acentacılığı faaliyetleri; Kültür ve Turizm Bakanlığı 5011 belge numaralı A Grubu Patera Turizm Seyahat Acentası tarafından yapılmaktadır.

LİDOSK

Lykia İzcilik ve Doğa Sporları Kulübü Derneği

Arama Yap

Neler Yaptık